Namaz Duâ Ve Sureleri

 

أَعـُوذُ بِاللَّهِ مِـنَ الشَّيْطَانِ الرَّجيِـمْ

E UZU BİLLAHİ MİNEŞ ŞEYTÂNİR RACİİM.


Manası:
Kovulmuş Şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım.
Not: Arapçadaki ( ث، ح، خ، ذ، ص، ض، ط، ظ، ع، ق، و ) gibi harflerin Türkçede karşılığı olmadığından, Arapçasından veya ehil olan birinden dinleyerek öğrenmek gerekir.

 

NAMAZ DUA VE SÛRELERİ
FATİHA SURESİ

بِسْـــمِ اﷲِالرَّ حْمَنِ الرَّحِيـمْ
اَلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ* اَلرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ* مَالِكِ يَوْمِ الدّيِنِ* إِيَّاكَ نَعْبُدُ وَإِيَّاكَ نَسْتَعيِنُ* اِهْدِنَاالصِّرَاطَ الْمُسْتَقيِمَ * صِرَاطَ الَّذيِنَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِالْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلاَالضَّالّيِنَ*
Okunuşu: Elhamdü lillâhi rabbil’alemiin. Errahmânir’rahiim. Mâliki yevmiddiin. İyyâke na’budü ve iyyâke neste’îin, İhdinessırâtal müstakîim. Sırâtelleziine en’amte aleyhim ğayrilmağdûubi aleyhim ve leddâllîin.
Anlamı: Hamd, âlemlerin Rabbi, merhametli olan, merhamet eden ve Din Günü’nün sahibi olan Allah’a mahsustur. (Allahım!) Ancak sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz. Bizi doğru yola, nimete erdirdiğin kimselerin, gazaba uğramayanların, sapmayanların yoluna eriştir.
NÂS SURESİ
مِنْ شَرِّالْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِ* * * مَلِكِ النَّاسِ * إِلَهِ النَّاسِقُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ
اَلَّذِي يُوَسْوِسُ فِي صُدُورِالنَّاسِ * مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ *
Okunuşu: Kul e’ûzü birabbinnâs. Melikinnâs. İlâhinnâs. Min Şerril Vesvâsilhannâs.Ellezîi yüvesvisü fîi sudûrinnâs. Minelcinneti vennâs.
Anlamı: (Ey Muhammed!) De ki: İnsanlardan ve cinlerden ve insanların gönüllerine vesvese veren o sinsi vesvesecinin şerrinden, insanların Tanrısı, insanların hükümranı ve insanların Rabbi olan Allah’a sığınırım.
FELAK SURESİ
* وَمِنْ شَرِّغَاسِقٍ إِذَا وَقَبَ * مِنْ شَرِّمَاخَلَقَ * قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ
* * وَمِنْ شَرِّحَاسِدٍ إِذَاحَسَدَ وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِ
Okunuşu: Kul e’ûzü birabbilfelak. Min şerri mâ halak. Ve min şerri ğasikın izâ vekab. Ve min Şerrinneffâsâti fil’ukad. Ve min şerri hâsidin izâ hased.
Anlamı : (Ey Muhammed!) De ki: Yaratıkların şerrinden, bastırdığı zaman karanlığın şerrinden, düğümlere nefes eden büyücülerin şerrinden, hased ettiği zaman hasedçinin şerrinden, tan yerini ağartan Rabbe sığınırım.

İHLÂS SURESİ

* قُلْ هُوَاللَّهُ أَحَدٌ * اَللَّهُ الصَّمَدُ * لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ * وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا أَحَدٌ*
Okunuşu: Kul hüvellâhü ehad. Allâhüssamed. Lem yelid ve lem yûuled. Ve lem yekün lehûu küfüven ehad.
Anlamı: (Ey Muhammed!) De ki: O Allah bir tektir. Allah her şeyden müstağni ve her şey O’na muhtaçtır. O doğurmamış ve doğmamıştır. Hiç bir şey O’na denk değildir.

TEBBET SURESİ
* تَبَّتْ يَدَا أَبِي لَهَبٍ وَتَبَّ *
سَيَصْلَى نَارًا ذَاتَ لَهَبٍ ** مَا أَغْنَى عَنْهُ مَالُهُ وَمَاكَسَبَ
* وَامْرَأَ تُهُ حَمَّالَةَ الْحَطَبِ * فِي جِيدِهَا حَبْلٌ مِنْ مَسَدٍ
Okunuşu: Tebbet yedâ ebîi lehebin ve tebb. Mâ eğnâ anhü mâlühû ve mâ keseb. Seyeslâ nâren zâte leheb. Vemraetühû hammâletelhatab. Fîi cîi dihâ hablün min mesed.
Anlamı: Ebû Leheb’in elleri kurusun; kurudu da! Malı ve kazandığı kendisine fayda vermedi. Alevli ateşe yaslanacaktır. Karısı da, boynunda bir ip olduğu halde ona odun taşıyacaktır.
NASR SURESİ
* إِذَاجَاءَ نَصْرُاللَّهِ وَالْفَتْحُ * وَرَأَيْتَ النَّاسَ يَدْخُلوُنَ فِي دِينِ اللَّهِ أَفْوَاجًا
فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَاسْتَغْفِرْهُ * إِنَّهُ كَانَ تَوَّابًا *
Okunuşu: İzâ câe nasrullahi velfeth. Ve raeytennâse yedhulûne fîi diinillâhi efvâcâ. Fesebbih bihamdi rabbike vestağfirh. İnnehû kâne tevvâbâ.
Anlamı: (Ey Muhammed!) Allah’ın yardımı ve zafer günü gelip, insanların Allah’ın dinine akın akın girdiklerini görünce, Rabbini överektesbih et; O’ndan bağışlama dile, çünkü O, tevbeleri daima kabul edendir.
KÂFİRUN SURESİ
* قُلْ يَاأَ يُّهَا الْكَافِرُونَ * لاَ أَعْبُدُ مَاتَعْبُدُونَ * وَلاَ أَنْتُمْ عَابِدُونَ مَاأَعْبُدُ
* وَلاَ أَنَاعَابِدٌ مَاعَبَدْتُمْ * وَلاَ أَنْتُمْ عَابِدُونَ مَاأَعْبُدُ * لَكُمْ ديِنُكُمْ وَلِيَ ديِنِ
Okunuşu: Kul yâ eyyühel kâfirûn. Lâ a’büdü mâ ta’büdûn. Ve lâ entüm âbidûne mâ a’büd. Ve lâ ene âbidün mâ abedtüm. Ve lâ entüm âbidûne mâ a’büd. Leküm dînüküm veliye dîn.
Anlamı: (Ey Muhammed!) De ki: Ey inkârcılar! Ben sizin taptıklarınıza tapmam. Benim taptığıma da sizler tapmazsınız. Ben de sizin taptığınıza tapacak değilim. Benim taptığıma da sizler tapmıyorsunuz. Sizin dininiz size, benim dinim banadır.
KEVSER SURESİ
* إِنَّا أَعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرَ* فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْ* إِنَّ شَانِئَكَ هُوَاْلأَبْتَرُ
Okunuşu: İnnâ a’taynâkelkevser. Fesalli lirabbike venhar. İnne şânieke hüvel’ebter.
Anlamı: (Ey Muhammed!) Doğrusu sana pek çok nimet vermişizdir. Öyleyse Rabbin için namaz kıl, kurban kes. Doğrusu adı, sanı ortadan kalkacak olan, sana kin tutan kimsedir.

MÂUN SURESİ

*
أَرَأَيْتَ الَّذِي يُكَذِّبُ بِالدّيِنِ * فَذَلِكَ الَّذِي يَدُعُّ الْيَتِيمَ * وَلاَ يَحُضُّ عَلَى طَعَامِ الْمِسْكِينِ
*َ فَوَيْلٌ لِلْمُصَلّيِنَ * اَلَّذيِنَ هُمْ عَنْ صَلاَ تِهِمْ سَاهُونَ * اَلَّذِينَ هُمْ يُرَاءُونَ * وَيَمْنَعُونَ الْمَاعُون
Okunuşu: Era’eytellezî yükezzibü biddîn. Fezâlikellezî, yedu’ulyetîm. Ve lâ yehüddü alâ ta’âmilmiskîin. Feveylün lilmüsallîin. Ellezîine hüm an salâtihim sâhûun. Ellezîine hüm yürâûun. Ve yemne’ûunelmâ’ûun.
Anlamı: (Ey Muhammed!) Dini yalan sayanı gördün mü? Öksüzü kakıştıran, yoksulu doyurmaya yanaşmayan kimse işte odur. Vay o namaz kılanların haline ki: Onlar kıldıkları namazdan gâfildirler. Onlar gösteriş yaparlar. Onlar basit şeyleri (ödünç) dahi vermezler.
KUREYŞ SURESİ
ِلإِيلاَفِ قُرَيْشٍ * إِيلاَفِهِمْ رِحْلَةَالشِّتَاءِ وَالصَّيْفِ * فَلْيَعْبُدُوا رَبَّ هَذَاالْبَيْتِ *
اَلَّذِي أَطْعَمَهُمْ مِنْ جُوعٍ وَآمَنَهُمْ مِنْ خَوْفٍ **
Okunuşu: Li’î lâfi Kurayyş. Îlâfihim rihleteşşitâi vessayyf. Felya’büdû rabbe hâzelbeyyt. Ellezî et’amehüm min cû’in ve âmenehüm min havvf.
Anlamı: Kureyş kabilesinin yaz ve kış yolculuklarında uzlaşması ve anlaşması sağlanmıştır. Öyleyse kendilerini açken doyuran ve korku içindeyken güven veren bu Kâbe’nin Rabbine kulluk etsinler.
FİL SURESİ
* أَلَمْ تَرَى كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِأَصْحَابِ الْفِيلِ * أَلَمْ يَجْعَلْ كَيْدَهُمْ فِي تَضْلِيلٍ
وَأَرْسَلَ عَلَيْهِمْ طَيْرًا أَبَابِيلَ * تَرْمِيهِمْ بِحِجَارَةٍ مِنْ سِجّيِلٍ*
فَجَعَلَهُمْ كَعَصْفٍ مَأْكُولٍ*
Okunuşu: Elem tera keyfe fe’ale rabbüke biashâbilfîil. Elem yec’al keydehüm fîi tadlîil. Ve ersele aleyhim tayran ebâbîil. Termîhim bihicâratin min siccîil. Fece’alehüm ke’asfin me’kûul.
Anlamı:(Ey Muhammed! Kâbe’yi yıkmaya gelen) Fil sahiblerine Rabbinin ne ettiğini görmedin mi? Onların düzenlerini boşa çıkarmadı mı? Onların üzerine, sert taşlar atan sürülerle kuşlar gönderdi. Sonunda onları, yenilmiş ekin gibi yaptı.
NAMAZDA OKUNAN DUALAR
SÜBHÂNEKE (Hanefiler için)
سُبْحَانَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ وَتَبَارَكَ اسْمُكَ، وَتَعَالَى جَدُّكَ،
(وَجَلَّ ثَناَئُك) وَلاَإِلَهَ غَيْرُكَ
Okunuşu: Sübhânekellâhümme ve bi hamdik ve tebârakesmük. Ve teâlâ ceddük (ve celle senâük) ve lâ ilâhe ğayrük.
(Ve celle senâük) yalnızca cenaze namazlarında okunur.
Anlamı: Allah’ım! Sen eksik sıfatlardan pak ve uzaksın. Seni daima böyle tenzih eder ve överim. Senin adın mübarektir. Varlığın her şeyden üstündür. Senden başka ilah yoktur. (Her namazın ilk rek’atinde iftitah tekbirinden sonra okunur.)
VECCEHTU DUASI (Şafiiler için)
وَجَّهْتُ وَجْهِيَ لِلَّذِي فَطَرَالسَّمَوَاتِ وَالأَرْضَ حَنِيفًامُسْلِمًا وَمَااَنَا مِنَ الْمُشْرِكِينَ، إِنَّ صَلاَتِي وَنُسُكِي وَمَحْيَايَ وَمَمَاتِي لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ لاَشَرِيكَ لَهُ،
وَبِذَلِكَ أُمِرْتُ وَاَناَمِنَ الْمُسْلِمِينَ
Anlamı: “Ben hakka yönelen birisi olarak yüzümü, gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Ben Allah’a ortak koşanlardan değilim. Şüphesiz benim namazım da, diğer ibadetlerim de, yaşamam da, ölümüm de âlemlerin Rabbi Allah içindir.” “O’nun hiçbir ortağı yoktur. İşte ben bununla emrolundum. Ve ben Müslümanlardanım.”
ETTEHİYÂTÜ (Hanefi mezhebine göre)

اَلتَّحِيّاَتُ لِلَّهِ، وَالصَّلَوَاتُ، وَالطَّيِّباَتُ، اَلسَّلاَمُ عَلَيْكَ أيُّهاَ النَّبِيُّ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكاَتُهُ، اَلسَّلاَمُ عَلَيْناَ وَعَلىَ عِباَدِ اللهِ الصَّالِحيِنَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَإلَهَ إلاّاللهُ
وَأَشْهَدُ أنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ
Okunuşu: Ettehiyyâtü lillâhi vessalevâtü vettayyibât. Esselâmü aleyke eyyühen-Nebiyyü ve rahmetüllahi ve berakâtüh.
Esselâmü aleynâ ve alâ ibâdillâhis-Sâlihîin. Eşhedü ellâ ilâhe illellâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve Rasülüh.
Anlamı: Dil ile beden ve mal ile yapılan bütün ibadetler Allah’adır. Ey Peygamber! Allah’ın selamı, rahmet ve bereketleri senin üzerine olsun. Selam bizim üzerimize ve Allah’ın bütün iyi kulları üzerine olsun. Ben şahitlik ederim ki, Allah’tan başka ilah yoktur. Yine şahitlik ederim ki, Muhammed, O’nun kulu ve Peygamberidir.
ETTEHİYÂTÜ (Şafiiler için)

« ‏اَلتَّحِيَّاتُ اَلْمُبارَكاتُ اَلصَّلَوَاتُ اَلطَّيِّباَتُ لِلَّهِ، اَلسَّلامُ عَلَيْكَ أيُّهَاالنَّبِيُّ
وَرَحْمَةُ اللَّهِ وَبَرَكَاتُهُ، اَلسَّلامُ عَلَيْنَا وَعَلَى عِباَدِ اللهِ الصَّالِحيِنَ،
أَشْهَدُ أَنْ لاَ إلَهَ إِلاَّ اللَّهُ، وَأَشْهَدُ أنَّ مُحَمَّداً رَسُولُ اللَّهِ‏ »
Okunuşu: Et-tehiyyatü el-mübarekâtü Es-salevatü Et-tayyibatü lillahi Es-selamü aleyke eyyühen-Nebiyyü ve Rahmetullahi ve berekâtühü Es-selamü aleyna ve ala ibadillah-is-salihine Eşhedü en la İlahe illellah ve Eşhedü enne Muhammeden resulullah.
Allâhümme Salli
، كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى إبْرَاهيِمَمُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ اَللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى
وَعَلَى آلِ إبْرَاهيِمَ ، إِنَّكَ حَميِدٌ مَجيِدٌ
Allâhümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ İbrahime ve alâ âli İbrahim. İnneke hamidün mecîid.
Allah’ım! Muhammed’e ve Muhammed’in ümmetine rahmet eyle; şerefini yücelt. İbrahim’e ve İbrahim’in ümmetine rahmet ettiğin gibi, Şüphesiz övülmeye layık yalnız sensin, şan ve şeref sahibi de sensin.
Allâhümme Barik
، كَمَا باَرَكْتَ عَلَى إبْرَاهيِمَ مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ اَللَّهُمَّ بَارِكْ عَلَى
وَعَلَى آلِ إبْرَاهيِمَ ، إنَّكَ حَميِدٌ مَجيِدٌ.
Allâhümme barik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ barekte alâ İbrahîme ve alâ âli İbrahim. İnneke hamidün mecîid.
Allah’ım! Muhammed’e ve Muhammed’in ümmetine hayır ve bereket ver. İbrahim’e ve İbrahim’in ümmetine verdiğin gibi, Şüphesiz övülmeye layık yalnız sensin, şan ve şeref sahibi de sensin.
RABBENÂ ÂTİNA
رَبَّنَا آتِنَافِي الدُّ نْيَاحَسَنَةً وَفِي اْلآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَاعَذَابَ النَّارِ
بِرَحْمَتِكَ ياأرْحَمَ الرَّاحِمِينْ
‘‘ Rabbenâ âtina fid’dünyâ haseneten ve fil’âhirati haseneten ve kınâ azâbennâr. Birahmetike yâ Erhamerrahimîin.’’
Allah’ım! Bize dünyada iyilik ve güzellik, ahirette de iyilik, güzellik ver. Bizi ateş azabından koru.
RABBENAĞFİRLİ

رَ بَّناَاغْفِرْلِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنيِنَ يَوْمَ يَقوُمُ الْحِسَابْ

‘‘Rabbenâğfirlî veli-vâlideyye ve lil-Müminine yevme yekûmül hisâb’’
Ey bizim Rabbimiz! Beni, anamı, babamı ve bütün mü’minleri hesap gününde (herkesin sorguya çekileceği günde) bağışla.
KUNUT DUALARI (Hanefiler için)
اَللَّهُمَّ إِنّا نَسْتَعيِنُكَ وَنَسْتَغْفِرُكَ وَنَسْتَهْديِكَ، وَنُؤْمِنُ بِكَ وَنَتوُبُ إِلَيْكَ،
وَنَتَوَ كَّلُ عَلَيْكَ وَنُثْنِي عَلَيْكَ الْخَيْرَ كُلَّهُ نَشْكُرُكَ وَلاَ نَكْفُرُكَ، وَنَخْلَعُ وَنَتْرُكُ
مَنْ يَفْجُرُكَ، اَللَّهُمَّ إِيَّاكَ نَعْبُدُ وَلَكَ نُصَلِّي وَنَسْجُدُ، وَإِلَيْكَ نَسْعَى وَنَحْفِدُ،
نَرْجُورَحْمَتَكَ وَنَخْشى عَذَابَكَ إِنَّ عَذَابَكَ بِالْكُفّاَرِ مُلْحِقٌ،
Okunuşu: Allâhümme innâ nesteînüke ve nestağfirüke ve nestehdik. Ve nü’minü bike ve netûbü ileyk. Ve netevekkelü aleyke ve nüsni aleykel-hayra küllehü neşkürüke ve lâ nekfürük. Ve nahleu ve netrükü men yefcürük. Allâhümme iyyâke na’büdü ve leke nüsalli ve nescüd.
Ve ileyke nes’a ve nahfid. Nercû rahmeteke ve nahşâ azâbeke inne azâbeke bilküffâri mülhık.
Allahım! Senden yardım isteriz, günahlarımızı bağışlamanı isteriz, razı olduğun şeylere hidayet etmeni isteriz. Sana inanırız, sana tevbe ederiz. Sana güveniriz. Bize verdiğin bütün nimetleri bilerek seni hayır ile öğeriz. Sana şükrederiz. Hiçbir nimetini inkâr etmez ve onları başkasından bilmeyiz. Nimetlerini inkâr eden ve sana karşı geleni bırakırız. Allah’ım! Biz yalnız sana kulluk ederiz. Namazı yalnız senin için kılarız, ancak sana secde ederiz. Yalnız sana koşar ve sana yaklaştıracak şeyleri kazanmaya çalışırız. İbadetlerini sevinçle yaparız. Rahmetinin devamını ve çoğalmasını dileriz. Azabından korkarız, şüphesiz senin azabın kâfirlere ve inançsızlara ulaşır.
KUNUT DUASI (Şafiiler için)

اَللَّهُمَّ اهْدِنِي فيِمَنْ هَدَيْتَ، وَعَافِنِي فيِمَنْ عَافَيْتَ، وَتَوَلَّنِي فيِمَنْ تَوَلَّيْتَ،
وَبَارِكْ لِي فِيمَاأَعْطَيْتَ، وَقِنِي شَرَّمَا قَضَيْتَ، فَإِنَّكَ تَقْضِي وَلاَ يُقْضَى عَلَيْكَ، وَإِنَّهُ لاَيَذِلُّ مَنْ وَالَيْتَ، وَلاَيَعِزُّ مَنْ عَادَيْتَ، تَبَارَكْتَ رَبَّناَ وَتَعَالَيْتَ، فَلَكَ الْحَمْدُ
عَلَى ماَقَضَيْتَ أَسْتَغْفِرُكَ الَّلهُمَّ وَأَتوُبُ إلَيْكَ وَصَلَّى اللهُ عَلَى سَيِّدِناَ مُحَمَّدٍ
وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلَّمْ
Okunuşu: ‘‘Allahümmehdini fimen hedeyte Ve â fini fimen âfeyte Ve tevelleni fimen tevelleyte Ve barikli fıma â’tayte Ve kıni şerre ma kadayte Feinneke takdi vela yukda âleyke Ve innehu la yezillü men Valeyte Vela yeîzzü men âdeyte Tebarekte Rabbena ve teâleyte Felekel- hamdu âla ma kadayte Estağfirüke Allahümme ve etûbu ileyke Ve sallallahu âla seyyiddina Muhammedin ve âla alihi ve sahbihi ve sellem’’
( Sabah namazında ikinci rekatin rukuundan kalkınca kunut duası okumak sünnet-i müekkededir.)
[ AYETUL – KURSİ ]
اَللَّهُ لاَإِلَهَ إِلاَّهُوَالْحَيُّ الْقَيّوُمُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ ، لَهُ مَافِي السَّمَوَاتِ
وَمَافِي اْلأَرْضِ، مَنْ ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَابَيْنَ أَيْديِهِمْ وَمَاخَلْفَهُمْ، وَلاَ يُحيِطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِهِ إِلاَّبِمَاشَاءَ، وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَوَاتِ وَاْلأَرْضَ، وَلاَ يَئُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ

Bir Cevap Yazın