İSRAF

İ S R A F

Allah (c.c.) insanlara pek çok nimetler vermiş, bunların ölçülü kullanılmasını istemiştir. Bunun için büyüklerimiz “denizin kenarında bile olsan suyu ölçülü kullan diyerek israfın istenilmeyen bir tutum olduğunu asıl olanın ölçülü olmak gerektiğini vurgulamışlardır. İsraf kişinin sahip olduğu maddi ve manevi varlığı ölçüsüz ve gereksiz harcamasıdır. Bu konuda Kur’an-ı Kerimde şöyle buyurulmuştur:
{يَابَنِي آدَمَ خُذُوا زِينَتَكُمْ عِنْدَ كُلِّ مَسْجِدٍ وَكُلُوا وَاشْرَبُواوَلاَتُسْرِفُوا


إِنَّهُ لاَ يُحِبُّ الْمُسْرِفِينَ}

Ey Ademoğulları! Her mescitde ziynetinizi takının (güzel ve temiz giyinin). Yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü o, israf edenleri sevmez.” (A’raf s. âyet: 31)

Müslüman yüce Allah’ın emirlerini şartsız kabul ederek, dinine teslim olan maddi ve manevi her çeşit servetinden Allah’a karşı sorumlu olan insandır. Bu sebeple her Müslüman günlük yaşamasını, yemesini, içmesini İslam’ın istediği tarzda düzenlemelidir. Yüce Allah şöyle buyurur:
{وَآتِ ذَا الْقُرْبَى حَقَّهُ وَالْمِسْكِينَ وَابْنَ السَّبِيلِ ولاَ تُبَذِّرْ تَبْذِيرًا إِنَّ الْمُبَذِّ رِينَ كَانُوا
إِخْوَانَ الشَّيَاطِينِ وَكَانَ الشَّيْطَانُ لِرَبِّهِ كَفُورًا }

“Akrabaya, yoksula ve yolda kalmış yolcuya haklarını ver, fakat saçıp savurma. Çünkü saçıp savuranlar şeytanların kardeşleridir. Şeytan ise Rabbine karşı çok nankörlük etmiştir.”
(İsrâs.âyet: 26,27)

Bir hadis-i şerifte : ‘‘İstihare eden aldanmamış, istişare eden pişman olmamış, ölçülü ve iktisatlı davranan da fakir olmamıştır.’’Buyurulmuştur.
Üzülerek ifade edelim ki bugün enerjiden tutun ekmeğe, suya ve vakte varıncaya kadar her şey israf edilmektedir. Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuşlardır:

* نِعْمَتاَ نِ مَغْبوُ نٌ فِيهمَا كَثيِرٌ مِنَ النَّا سِ: ا لصِّحَّةُ وَ ا ْلفَرَاغُ *

“İki büyük nimet vardır. İnsanların çoğu onlar hususunda
aldanmıştır. Sıhhat ve boş vakittir!”
(Kutub-i Sitte Cilt: 16, Sh: 435)
Bir başka hadis-i şeriflerinde:
* كُلْ وَاشْرَبْ وَالْبَسْ وَ تَصَدَّقْ فىِ غَيْرِ إسْرَافٍ وَلاَ مَخِيلَةٍ *
“İsraf etmeksizin kibir ve gurura kapılmaksızın ye, iç, giy ve fakirlere sadaka olarak harca.” (Muhtarul Ehadis Sh :111)
Mal ve servetini israfla , içkiyle, kumarla, faiz ve haram olan şeylerle tüketenkimse yaratıcısına karşı nankörlük ediyor demektir. Günümüz israf günü haline gelmiştir. İlim ve tekniğin sağladığı maddi değişmeler, moda ve israfla ziyan edilmektedir. İsraf dalgalar halinde hayatımızı sarmaktadır.
Açlık sefalet ve işsizlik Dünyada yaygın iken, sırf gösteriş için nişan ve düğün merasimlerine harcanan servetin, lüks otellere ve salonlara verilen paraların miktarı vicdani ölçüleri çoktan aşmıştır.
İnsanlarımız aç iken, onlara yardım elini uzatmamak ve israfla yaşamak ne kadar vahim bir durum olduğunu unutmamak lazım. Nitekim Kuran-ı Kerimde şöyle buyurlmaktadır:
{فِي جَنَّاتٍ يَتَسَاءَلُونَ عَنْ الْمُجْرِمِينَ مَاسَلَكَكُمْ فِي سَقَرَ قَالُوالَمْ نَكُ مِنَ الْمُصَلِّينَ وَلَمْ نَكُ
نُطْعِمُ الْمِسْكِينَ وَكُنَّا نَخُوضُ مَعَ الْخَائِضِينَ وَكُنَّا نُكَذِّبُ بِيَوْمِ الدِّينِ حَتَّى أَتَانَا الْيَقِينُ}
“Onlar cennetler içindedir. Günâhkârlara: Sizi şu yakıcı ateşe sokan nedir? diye sorarlar. Onlar şöyle cevap verirler: Biz namaz kılanlardan değildik. Yoksulu yedirmezdik. Bâtıla dalanlarla birlikte biz de dalardık. Ceza gününü de yalanlıyorduk. Nihayet ölüm bize gelip çattı.” (Müddesir s. âyet : 40-47)
{ أَرَأَيْتَ الَّذِي يُكَذِّبُ بِالدِّينِ فَذَلِكَ الَّذِي يَدُعُّ الْيَتِيمَ وَ لاَ يَحُضُّ عَلَى طَعَامِ الْمِسْكِينِ}
“Gördün mü, o hesap ve ceza gününü yalanlayanı! İşte o, yetimi itip kakan, yoksula yedirmeyi özendirmeyen kimsedir. ”
(Mâun s. âyet : 1-3) buyurulmaktadır. Bu konuda peygamberimiz (s.a.v.) de şöyle buyuruyor:
* لَيْسَ مِنَّا مَنْ بَا تَ شَبْعَان وَجَارُهُ جَا ئِعٌ بِجَـنْبِهِ وَهُوَيَعْلَمُ بِهِ *
“ Yanı başındaki komşusunun aç olduğunu bildiği halde tok olarak geceleyen kimse bizden değildir. ” Bir başka rivayette:
* لَيْسَ الْمُؤْ مِنُ بِالَّذىِ يَشْبَعُ وَجَارُهُ جَائِعٌ إليَ جَـنْبِهِ *
“Yanındaki komşusu açken tok olarak yatan kimse (olgun) mümin değildir. (Muhtar’ul Ehadis Sh :123)
İşte buayet ve hadisler, israf ederek, fakir ve yoksula yardım etmemenin ne kadar vahim bir durum olduğunu gösteriyor. İsraf, fertleri ve cemiyetleri şımartır, bozar ve yıkar. Cimrilik ise malı hapsettirmek suretiyle kalpleri fesada uğratır. Be sebeple Müslüman israfçı olmadığı gibi cimride olmaz!
Allah dünya malını insanın istifadesine sunduğu gibi, bu maldaki harcamanın da onun emrine uygun olmasını istemiştir.Yüce Allah şöyle buyurur:
{وَسَخَّرَ لَكُمْ مَا فِي السَّمَوَاتِ وَمَا فِي الاَرْضِ جَمِيعًا مِنْهُ}
“ (Allah) Göklerdeki ve yerdeki her şeyi kendi katından (bir nimet olarak) sizin hizmetinize vermiştir.” (Câsiye s. âyet: 13)
{وَلِلَّهِ مُلْكُ السَّمَاوَاتِ وَالاَرْضِ وَاللَّهُ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ}
“Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’ındır. Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir. ” (ÂL-i İmrân s. âyet : 189)
Muhterem Müminler!
Kıyamet gününde, ömrünü ve servetini iyi değerlendirmeyen kimselerden mutlaka hesap sorulacaktır. Nitekim Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuşlardır: Kıyamet gününde kişi 4 şeyden sorulmadıkça bir yere adım atamaz.
1) Ömrünü nerede tükettiğinden.
2) Vücudunu nerede yıprattığından.
3) Mal ve servetini nereden kazandığı ve nerede harcadığından.
4) ilmiyle ne yaptığından.
Yani ömrünü, gençliğini ve malını haram, israf, kumar vb. yerlerde mi kullanmış, yoksa helal yerlerde mi kullanmış hepsinin hesabı sorulacaktır. İsraf da, cimrilik de sadece ferdi ilgilendiren bir davranış değildir. Çünkü saçıp savurma veya cimrilik yapmak şüphesiz toplumu etkileyen birer davranıştır. Sahip olunan şeylerin rasgele harcanması ihtiyaç için saklanmaması yalnız ferde değil topluma da zarar vermesi neticesini doğurur. Müsriflik, insanları ve toplumları kısa zamanda fakirlik ve yoksulluk girdabına sürükler. Yüce Allah müminlerin vasıflarını anlatırken şöyle buyurmuştur:
{ وَالَّذِينَ إِذَا أَنفَقُوا لَمْ يُسْرِفُوا وَلَمْ يَقْتُرُوا وَكَانَ بَيْنَ ذَلِكَ قَوَامًا}
“Onlar, harcadıklarında ne israf ne de cimrilik edenlerdir. Onların harcamaları, bu ikisi arası dengeli bir harcamadır. ” (Furkan s. âyet: 67) Başka bir ayette:
{ ولاَ تَجْعَلْ يَدَكَ مَغْلُولَةً إِلَى عُنُقِكَ وَلاَتَبْسُطْهَا كُلَّ الْبَسْطِ فَتَقْعُدَ مَلُومًا مَحْسُورًا}
“Eli sıkı olma; büsbütün eli açık da olma. Sonra kınanır, (kaybettiklerinin) hasretini çeker kalırsın.” (İsrâ s. âyet : 29)
{وَأَنْ لَيْسَ لِلْلاِ نسَانِ إِلاَّ مَا سَعَى}
“İnsan için ancak kendi çalıştığı vardır” (Necm s. âyet: 39) buyuran dinimiz, helal ve meşru yollarda çalışmayı emrettiği gibi çalışıp kazandığımızı israf etmekten ve lüzumsuz yere harcamaktan bizi men etmiştir. Peygamberimiz yoksulluktan Allah’a sığınarak bunun ne kadar kötü bir durum olduğunu şöyle buyurur:
اَللَّهُمَّ إنيِّ أعوُذُ بِكَ مِنَ اْلفَقْرِ وَاْلقِلَّةِ وَالذِّلَّةِ وَأعوُذُ بِكَ مِنْ أنْ أظْلِمَ أوْ أُظْلَمَ * *
‘‘Allahım fakirlikten, azlıktan, zilletten, zulmetmek ve zulme uğramaktan sana sığınırım.’’ (Tac, 5/126)
* كاَدَ الْفَقْرُ أنْ يَكوُنَ كُفْراً *
‘‘Fakirlik neredeyse kâfirliğe yol açacaktır.’’ (Camius-Sağir 2/89)
Kazandığını saçıp savuran, geliri ile giderini denkleştirmeyen, kazandığından fazla harcayan bir insan arzu ettiği hayat seviyesine ulaşamaz ve böyle bir ailede huzur olmaz. Malımızı, paramızı kendi ihtiyaçlarımız ve toplum yararı için kullanmalıyız.
Bir aile için durum böyle olduğu gibi, millet için de böyledir. İsraf milletlerin kalkınmasını engeller, fertleri ve toplumu yoksulluğa iter ve emeklerin boşa gitmesine sebep olur. Milyonlarca aç insan varken temel gıda maddesi olan ve çöplere atılan yiyecek ve içeceklerin ulaştığı boyut son derece düşündürücüdür!
Kendinden varlıklı kimselerin hayatına özenerek mütevazı eşyasını atıp pahalısını almak, her gün değişen modaya ayak uyduracağım diye borca gitmek de israftır. Kalkınan milletler, çalışan ve çalışıp kazandığını yerli yerinde harcamasını bilen, israftan kaçınan milletlerdir. Bu konuda Peygamber efendimiz (S.A.V.):
  *.. وَلاَعَالَ مَنِ اقْتَصَدَ*“ iktisatlı ve tutumlu olan fakir düşmez” buyurarak, bize
hayatta takip edeceğimiz önemli bir prensip öğretmiştir.
O halde ömrümüzü ve servetimizi haramlara bulaştırmayalım. Allah’ın ihsan ettiği nimetlerden yiyelim, içelim, giyelim… Fakat israf etmeyelim fırsat elimizde iken ahiret için hazırlıklı olalım. Unutmayalım ki; istesek de istemesek de bir gün yüce Allah, dünyada yaşadıklarımızın ve yaptıklarımızın hesabını soracaktır.

Allah cümlemizi; israf etmeyip, iktisatlı davranan, fakir ve yoksulun hakkını veren ve Kurnanın evrensel mesajından ayrılmayan olgun Müslümanlardan eylesin…!!!

Bir cevap yazın